Babil Sürgünü

Babil Sürgünü

Kutsal Kitap, İkinci Krallar, 24. bölüm

O sırada Babil kralı Nebukadnessar’ın askerleri Kudüs’ün üzerine yürüyüp şehri kuşattı... Rab’bin mabedinin bütün hazinelerini boşalttı... Ayrıca ülkenin önde gelen insanlarını Kudüs’ten Babil’e sürgün etti.

Kral Süleyman’ın büyük ve refah içindeki ülkeyi yönetmesinin üzerinden üç yüz yıl geçmişti. Ölümünden sonra krallık ikiye bölündü. Kudüs en önemli şehir olarak kaldı. Burada kralın sarayı yer alıyordu, daha da önemlisi Süleyman’ın yaptırttığı mabed de oradaydı. O zamanlar ülke Yahuda olarak biliniyordu.

Ne yazık ki, kral da, halk da Tanrı’nın emirlerine uymadılar. Tanrı’dan vazgeçtiler. Sahte ilahlara ve putlara taptılar. Tanrı oraya peygamberler yolladı. Peygamberler halkı paylayıp tövbe etmelerini istediler, ama halk onları dinlemedi.

Sonunda Tanrı, İsrail’le ilgili hükmünü verdi ve Babilliler ülkeyi ele geçirdi.

Babil kralı Nebukadnessar Yahudiler’in en büyük düşmanıydı. Ordusuyla Kudüs’e geldi. Kralı esir aldı. Mabetten bütün altın ve gümüş kapları çıkardı, onları Babil’deki ilahın mabedine taşıdı. Babilliler ayrıca mabetten ve Süleyman’ın sarayından bütün hazineleri de aldılar. Kralın sarayını, mabedi ve şehirdeki en saygıdeğer Yahudiler’in evlerini yağmaladıktan sonra hepsini yaktılar

Genç erkekler, kralın oğulları ve Yahudi prensler, yedi bin en iyi Yahudi askeri, bütün marangozlar ve demirciler Nebukadnessar tarafından esir alındılar ve Babil’e sürüldüler.

Bu şekilde Kudüs ve Yahuda, Nebukadnessar’ın yönetimi altına girdi.

Rab isyankâr ve günahkâr halkla ilgili hüküm vermişti. Esir tutulurlarken, İsrail halkının öğrenmesi beklenen şey şuydu: Rab tek gerçek Tanrı’ydı ve putlar sahte ilahlardı.

Sohbet için sorular

3 soru
  1. İsrailliler Tanrı’ya sadık mıydılar?

  2. Kim Yahudiler’in en kötü düşmanı çıktı?

  3. Babilliler Kudüs’e ne yaptı?

43. Babil Sürgünü00:00 / 02:40