Genç Çoban

Genç Çoban

Kutsal Kitap, Birinci Samuel, 16. bölüm

Beytlehem küçük bir köydü. Gezginler için çekici bir uğrak yeri değildi. Ama burası Tanrı’nın Samuel’i gönderdiği yerdi. Orada bir aileyi ziyaret edecekti. Ailenin oğullarından biri gelecekte İsrail kralı olacaktı. Ailenin reisi İşay, Samuel’i evinde ağırlamaktan gururluydu, onu akşam yemeğine davet etti. Masa çoktan kurulmuştu, İşay oğullarını Samuel’le tanıştırmaya başladı.

İşay gururla, “Bu benim en büyük oğlum” dedi.

Samuel şöyle düşündü: “Daha şimdiden gerçek bir kral gibi asil görünüyor. Uzun boylu ve yakışıklı. Kral olarak meshettiğim Saul da öyleydi.”

Ama o sırada Samuel Tanrı’nın sesini duydu, şöyle diyordu: “Onun yakışıklı ve uzun boylu olduğuna bakma. İnsan dış görünüşe, Rab ise yüreğe bakar. O kral olmayacak.”

İşay birbiri ardına yedi oğlunu tanıştırdı. Ama her seferinde Tanrı, “Bu benim seçtiğim değil” dedi.

İşay, “Hadi gidip bir şeyler yiyelim” dedi ve masaya doğru yöneldi. Samuel, “İşay, bütün oğulların burada mı?” diye sordu.

İşay şöyle dedi: “Bir de en küçük oğlum var. Tarlada koyunları güdüyor.”

Samuel, “Onu buraya getir” dedi.

Çok geçmeden genç Davut, Samuel’in huzuruna geldi. Yakışıklıydı ve çok güzel gözleri vardı.

Tanrı Samuel’e, “Kalk, onu meshet. Seçtiğim kişi odur!” dedi.

Samuel yağ boynuzunu aldı, çocuğun alnına yağ döküp şöyle dedi: “Tanrı’nın adıyla seni İsrail halkı için kral olarak meshediyorum. Tanrı seni kutsasın!”

O anda Rab’bin Ruhu Davut’un üzerine indi.

İşay ve oğullarının şaşkınlıktan dilleri tutulmuştu. Hatta Davut bile o gün başına gelenleri tam anlayamamıştı.

Sohbet için sorular

3 soru
  1. Tanrı, Samuel’e ne yapmasını buyurdu?

  2. İşay’ın kaç oğlu vardı?

  3. Meshedilmiş kral kim oldu? Samuel kimi meshetti?

33. Genç Çoban00:00 / 02:54