Yurda Dönüş

Yurda Dönüş

-

Daniel çocukken Babil’e götürülmüştü. Ama yaşlandıktan sonra bile doğum yerini unutmadı. Tanrı’nın kendi halkını geri getirme vaadini hep hatırladı. Keşke mabed onarılsaydı, o zaman bütün Yahudiler tekrar toplanıp Rab’be dua edeceklerdi! Daniel evinde yalnız oruç tutup Rab’be şöyle dua edecekti:

“Rabbim! Sen yüce ve kutsal Tanrı’sın. Seni sevenlere karşı merhametlisin. Biz, senin halkın kötülük yaptık. Bundan dolayı bizi yabancı bir ülkeye getirdin ve Kudüs yıkıldı. Senin merhametli olduğunu biliyorum ve sana yalvarıyorum, lütfen yaptıklarından dolayı halkı bağışla! Yurdumuza dönmemize izin ver!”

Tanrı bu duayı duydu. Daniel’in kendisi hiçbir zaman İsrail’e geri dönmedi, ama ölümünden sonra İsrailliler’in yurtlarına dönmesine izin verildi. Babil kralı İsrailliler’in yurtlarına dönmelerine izin verdi. Kudüs’teki mabedin ele geçirilmesi sırasında altın ve gümüş kutsal kaplar alınmıştı. Kral o kapları da İsrailliler’e geri verdi. İsrailliler çok sevinçliydi! Sonunda özgürdüler!

Ancak herkesin yurda dönmeye cesareti yoktu. Sürgündeki ülkelerinde çoktan evleri, bahçeleri, arkadaşları ve komşuları olmuştu. İsrail ülkesinde harabeden başka bir şey bulmayacaklardı. Şehri yeniden inşa etmek için çok çalışmaları gerekecekti.

Ama bütün zorluklara cesaretle göğüs gerenler de vardı. Kudüs’e geri dönmeyi, her şeye yeniden başlamayı ve Tanrı’nın mabedini tekrar yapmayı kabul ettiler.

Haftalar sonra İsrailliler yurtlarına vardılar. Korktukları başlarına geldi. Evleri neredeyse tamamen yıkılmış, oturulmaz haldeydi. Sağlam evlerde başkaları oturuyordu. Bağları, tarlaları otlar sarmıştı.

Yabancılar toprağı ekip biçiyor, orasını kendi toprakları olarak görüyorlardı. İsrailliler’i sıkı bir çalışma ve mücadele bekliyordu!

Yeni evler ve tahıl ambarları inşa etmek, toprağı köklerden temizleyip sürmek, tohum ekip mahsul kaldırmak konusunda endişe duydular. Fakat onlar için yapacak çok daha önemli bir şey vardı. Sürgünde bunu yapamamışlardı. Bu önemli şey, mabette Tanrı’ya tapınmaktı!

Ama artık mabetleri de yoktu. Bir zamanların gelişmiş Kudüs şehri harap haldeydi.

Kâhin şöyle dedi: “Mabedi yeniden yapmak uzun zaman alacak. Ama sunağı hemen kurabiliriz. Daha öncekinin olduğu yerde, sağda yer alması gerekir.”

Halk sunak için mekânı toparlamaya başladı. Çok geçmeden, dönüşlerinden dolayı şükretmek için Rab’be adak adadılar. Uzun yıllar sonra yeni mabed kutsandı. Kudüs etrafındaki yüksek surlarla güzel bir şehir haline geldi.

Sürgünden döndükten sonra Tanrı, İsrailliler’e hep peygamber- ler gönderdi. Peygamberler İsrailliler’e Tanrı’nın emirlerini hatırlatacaktı. Onları defalarca cezalandırıp bağışlaması gerekti. Ama Rab, peygamberi aracılığıyla büyük bir değişikliğin olacağını söylememiş miydi?

49. Yurda Dönüş00:00 / 04:46