
Kızıl Deniz’i Geçmek
Kutsal Kitap, Mısır’dan Çıkış, 13:20-22; 14; 15:1,22. bölümler
İsrailliler’in Mısır’dan ayrıldığını gören Firavun onları bıraktığına pişman oldu.
Askerlerine şöyle emretti: “Onları takip edip yakalamamız gerek! Onları geri getirelim ve şiddetle cezalandıralım.”
İki tekerlekli atlı arabalara eşlik eden okçularla Mısırlılar takibe başladı.
İsrail halkı Vadedilmiş Topraklar’a doğru yol aldı. Tanrı’nın kendisi onlara yolu gösterdi. Rab gündüzleri bir bulut sütunu içinde yol göstererek, geceleri bir ateş sütunu içinde ışık vererek onlara öncülük ediyordu. Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı. Bulut sütunu dinince Musa halka mola verip dinlenmelerini söyledi. Ama bulut hareket etmeye başlayınca İsrailliler tekrar yola koyuldu. Böylece Kızıl Deniz’e geldiler, deniz kıyısında konakladılar. Çadırlarını kurmaya vakit kalmadan arkalarında toynak seslerinin gürültüsünü duydular. İsrailliler Firavun’un Mısır tarafından yaklaştığını gördüler, onunla birlikte çok sayıda asker, at ve savaş arabası vardı.
Firavun onları Mısır’a geri götürmek için gelmişti.
İsrailliler korku içinde yaklaşan savaş arabalarına baktılar. Ne yapacaklardı? Önlerinde deniz arkalarında Firavun ve ordusu vardı. İsrailliler gerçekten çok korkmuşlardı, Musa’yı şöyle suçlamaya başladılar: “Neden bizi çöle ölmeye getirdin? Çölde ölmektense Mı- sırlılar’a kulluk etsek bizim için daha iyi olurdu!”
Böyle demekle nankörlük ettiler, ama Musa onları sakinleştirdi. Şöyle dedi:
“Korkmayın! Bugün Tanrı’nın ne kadar güçlü olduğunu göreceksiniz! Rab sizin için savaşacak, siz sakin olun yeter!”
Şaşırtıcı bir şey oldu! Önlerindeki bulut sütunu yerini değiştirip arkalarına, Mısır ordusu ve İsrailliler’in arasına geldi. Gece boyunca bulut bir yanı karartıyor, öbür yanı aydınlatıyordu. Mısırlılar birden bire önlerinde yoğun bir bulut duvarı gördüler. Kafaları tamamen karışmıştı. Firavun bulut dağılana kadar beklemelerini emretti.
Bulut Mısırlılar’ın tarafını karartıyor, diğer tarafta ise İsrail halkının yolunu aydınlatıyordu. İsrailliler biraz cesaretlendi. Ama şimdi ne yapmaları gerekiyordu? Herkes umutla Musa’ya baktı. Tanrı Musa’ya şöyle dedi:
“Değneğini kaldır, elini denizin üzerine uzat böylece İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçecekler.”
Musa denizin kenarında durdu ve elini denizin üzerine uzattı. Deniz köpürdü, rüzgâr hızlandı ve gittikçe daha sert esmeye başladı. Rüzgâr o kadar kuvvetliydi ki, suları geri itti. Denizin ortasında bir kuru toprak şeridi oluştu. Sular sağlarında ve sollarında insanlara duvar oluşturdu. Tanrı bir mucize gerçekleştirmişti! İsrailliler’in cesareti yerine geldi. Bütün aileler birbiri ardına Musa’yı takip ettiler. Musa nemli deniz dibinde yürüyerek onlara öncülük ediyordu.
Bulut Mısırlılar’ın önünden yavaşça kalktığında, atlarını mahmuzlamaya başladılar. Denize doğru giden yolu görünce ileri doğru atıldılar. Çok geçmeden savaş arabalarının tekerlekleri ıslak kuma saplandı, ama Firavun hırsla ordusunu ileriye doğru götürdü. Bu sırada, bütün İsrailliler karşı tarafa geçmişti. Musa denize dönüp değneğini indirdi. Rüzgâr aniden dindi ve sular akmaya başladı. İsrailliler durup denize baktılar, Mısırlılar’dan eser yoktu. Sadece suyun üstünde at arabalarından birkaç parça kaldı.
Bütün İsrailliler sevinç içinde Musa’yla birlikte zafer ezgileri söylediler.
“Rab gücüm ve görkemimdir. O kurtardı beni. O’dur Tanrımız, övgüler sunacağım ona!”
Sohbet için sorular
3 soruMısırlılar neden İsrail halkını kovalamaya başladı?
Tanrı onları nasıl durdurdu?
Tanrı denizi nasıl ikiye ayırdı?